| Perfil de DGNDGNFotosBlogListas | Ayuda |
|
30 noviembre İNANIYOR MUSUN?Adamin biri her zaman yaptigi gibi saç ve sakal tirasi olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete basladilar. Degisik konular üzerinde konustular. Birden Allah ile ilgili konu açildi... Berber: " Bak adamim, ben senin söyledigin gibi Allah'in varligina inanmiyorum." Adam: " Peki neden böyle diyorsun?" Berber: " Bunu açiklamak çok kolay. Bunu görmek için disariya çikmalisin. Lütfen bana söyler misin, eger Allah var olsaydi, bu kadar çok sorunlu, sikintili, hasta insan olur muydu, terk edilmis çocuklar olur muydu? Allah olsaydi, kimse aci çektirmez, birbirini üzmezdi. Allah olsaydi, bunlarin olmasina izin verecegini sanmiyorum... " Adam bir an durdu ve düsündü, ama gereksiz bir tartismaya girmek istemedigi için cevap vermedi. Berber isini bitirdikten sonra adam disariya çikti. Tam o anda caddede uzun saçli ve sakalli bir adam gördü. Adam bu kadar daginik göründügüne göre belli ki tiras olmayali uzun süre geçmisti.Adam berberin dükkanina geri döndü. Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir sey yok" Berber: " Bu nasil olabilir ki? Ben buradayim ve bir berberim." Adam: " Hayir, yok. çünkü olsaydi, caddede yürüyen uzun saçli ve sakalli adamlar olmazdi." Berber: " Himmm... Berber diye bir sey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?" Adam: " Kesinlikle dogru! Püf noktasi bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Iste dünyada bu kadar çok aci ve keder olmasinin nedeni!" 26 noviembre Tanrı'dan istedim...Tanrı’dan alışkanlıklarımı almasını istedim. Bana “Hayır” dedi.
Alışkanlıklar benim almam için değil senin bırakabilmen içindir. Tanrı’dan özürlü çocuğumu bir bütün yapmasını iyileştirmesini istedim. Bana “Hayır” dedi. Onun ruhu sağlam, bedeni ise geçici.. Tanrı’dan bana sabır bahşetmesini istedim. Bana “Hayır” dedi. Sabır sıkıntının yan etkisidir; bağışlanmaz, öğrenilir. Tanrı’dan bana mutluluk vermesini istedim. Bana “Hayır” dedi. Sana cesaret verdim, mutluluk ise sana kalmış. Tanrı’dan beni acıdan uzak tutmasını istedim. Bana “Hayır” dedi. Acı çekmek seni dünyevi kaygılardan uzaklaştırır ve bana daha da yaklaştırır. Tanrı’dan ruhumu olgunlaştırmasını istedim. Bana “Hayır” dedi. "Kendin büyümelisin! Ama ben meyve verebilmen için seni yönlendireceğim." Tanrı’dan hayatımı güzelleştirecek şeyler istedim. Bana “Hayır” dedi. Sana hayatı vereceğim, böylece her şeyden zevk alabilirsin. Tanrı’dan başkalarını sevebilmem için sevgi vermesini diledim. Bana "nihayet asıl fikri yakaladın" dedi. .Yönetim dersleri 1:
Bir gün bir tavşan, ağaç dalında boş boş oturan baykuşa sordu: - Senin gibi bütün gün boş boş oturabilir miyim ? - Tabii, neden olmasın. Tavşan da öyle yaptı. Birdenbire bir kaplan ortaya çıktı ve Tavşanı yedi. Boş boş oturmak için çok çok yüksekte oturuyor olmanız gerek... Yönetim dersleri 2:
Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye gidiyordu. Hava çok soğuktu ve kuş donarak yere düştü. Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve üzerine bir parça dışkı bıraktı. Donmak üzere olan kuş dışkının sıcaklığıyla ısındı. Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye başladı. Oradan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini duydu. Onun nerede olduğunu keşfetmekte gecikmedi. Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi. 1. Üzerinize bok atan herkes düşmanınız değildir. 2. Sizi boktan kurtaran herkes dostunuz değildir. 3. Bokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun 19 noviembre .özel birini bulmak bir dakikanizi alir, onu degerlendirmeniz bir saat icinde olur, onu sevmek icin bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek icin bir ömrün gecmesi gerekir. O ZAMAN OYUN BİTERİş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, "Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..." Berber çocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!". Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: "Hangisini istiyorsan alabilirsin?" Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber işadamına döner ve gülerek: "Gördün mü? Sana söylemiştim." der. Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar. Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir : "Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!" .Bütün bir salonu gülmekten kırıp geçirdikten sonra çekildiği makyaj odasında sessizce ağlayan bir palyaço gibi... Çevremize yaydığımız ışıktanbiz nasiplenemeyiz çoğu zaman... İnsanın sözü geçmez, gücü yetmez bazen kendine... 18 noviembre Kuantum Süper Bişi ya , Bilimadamı mı olsam yoksa ??? Karadelik terimini ilk kullanan fizik ci John A.Wheller uzayin cok egri bolgelerinde "Einstein_Rosen kopruleri" nin ortaya ciktigini ve bunlarin uzay_zaman orgusunde solucan delikleri gibi farkli iki bolgeyi birlestirdigini soylemistir. Kurt deliklerinin diger bir ozelligide delikler arasi mesafe nekadar uzak olursa olsun evrenler arasi baglanti kurulmasina izin vermesidir. Solucan delikleri "Einstein " varligini ongordugu uzay bosluklaridir.Eger uzay da bosluklar varsa,zaman da da bosluklar olmaliydi.iste bu hayal bile edilemeyecek kadar kucuk bosluklara "kozmik iplikler" denir..Ve bunlarin ikisi alinip hizla birbirlerinin yanindan gecmeleri saglanirsa teorik bir zaman makinasi yapmak mumkun olabilir.... |
|
|